4 Şubat 2013 Pazartesi

Kimler torpilli ???




   Bir adım öne çıksın =)
Görsel medyanın yazarları, az bilinen sanat dallarını tanıtmakta rolu büyük, ilgili birimlere duyurulur !!!
Böyle bir tanıtımda sevgili Aykut Ogut'u gördüm, katıldığı programda anlattığı maceraları,kitapları ve şuh kahkaları ile cidden torpilli biri =)
Kitapta bazı yerlerde "yok artık" dediğim anlarda oldu, "çok şükür" dediğim anlarda, kimi satırlarda ağlayıp kahkahalarada boğuduğumda...
Herkesin okuyup anlayabileceği, kolay ve esprili bir anlatıma sahip ancak etkisi büyük , minik alıştırmalarla dolu insana iyi gelen bir kitap "evrenden torpilim var!"
"Torpil" başkası için olunca insanı rahatsız etse de kendimiz için olunca bizi ayrıcalıklı hissettiren bir his...
Bireysel iyileşme ve türevlerini okumayı seven, ilk baskısından bu yana geçen zamana inat hala torpilli ve popüler olan yayınlardan biri.
Keyifli okumalar diliyorum =)(=
                                                                                                                pek çok öptüm =)(=

8 Ocak 2013 Salı

yenilenen yıl şerefine =)(=


Kimine göre dolu dolu , kimine göre de bomboş bir yılı daha geride bıraktık...
Hayat  plan yaparken ne olduğunu anlamadan bize sunulan ve içinde yer aldığımız  kısa metrajlı bir film bence...Filmi anımsadığımızda gülümseyip, ders almak esas olandır...
Yeni kelimesi; getirecekleri ne kadar memnun etse veya etmese de insanı sevindiren ve yüzünü güldüren, umut vaat eden bir anlam taşıdığı  için yeni yıl beklentilerimizde bu oranda çokça...  Her geride kalan yılda olduğu gibi bir çok mutluluklarım, hüzünlerim, kazanımlarım, kaybedişlerim, dünyayı defalarca turlayacak kadar istek ve ihtiyaç listelerim, gerçekleşen yada ertelenen dileklerim ve ben var oldukça içimde bitmeyecek, bütün insanlığa yetecek kadar umudum var...=)(=
Gelecekten ve yeni yıldan da aynı oranda hatta daha fazla beklentilerim var.
Bu beklentilerin elbette çoğunluğu kişisel şeyler, lakin insanlık içinde bir dizi isteğim yok değil... Sadece yenilenen yıl için değil insanların daimi  olarak birbirleriyle empati kurabileceği, hoşgörülü olabileceği, ihtiyacı olanı görmezden gelmeyip varlığının en azından paylaşabileceği kadar bir yada bir kaç tık-ını paylaşabileceği, mutluluk ve huzur arayışı için Tibet'e yada Mekke'ye değilde, her geçen an uzaklaştığı benliğine yolculuk yapabildiği, elbette şiddetin olmadığı ancak fiziksel yada tek bir cinse karşı değil,  canlıya, cana kasıt olan psikolojik ve fiziksel şiddetin olmadığı, insana insan olarak, hayvanlara da bir varlık bir canlı olarak kıymet verildiği,  daha nice kaybolan değer ve kültürlerin farkına varıldığı, bu farkındalığın bilincimiz olduğu bir ömür diliyorum. Bu temennimin bir kaçını 2013te edinsek bir kaçınıda 20.. lerde yerleştirsek hayatımıza dahada güzeli olabilir mi? bilemiyorum...
Hayattan beklediğiniz, yaradandan yada inandığınızdan beklentiniz ne ise, iyi-leşme ve değişim önce ben-de başlıyor bunu unutmamak gerek. Aynen kelebek etkisi misali....
İnsana Güven'in yeni yıla bakış açısını çok beğendim vede destekledim; her günün yeni bir şans olduğunu hatırlatıyor bizlere..."Dünyayı değiştirmek için 365 şanslı gün" yeni yıl dilekleri... Zaman hızla ilerliyor ve bugünün şansı yarın değişiyor...
Yenilenen yıl herkes için mutlanma(umutlu mutluluk hali)  getirsin diliyorum ki...Şansımız bol olsun...
                                                                                                                    pek çok öptüm =)(=
foto kaynak

1 Ocak 2013 Salı

perşömen


Merhabalar=)
Uzun zaman aralıklarlarla yazılarımı paylaştığımın farkındayım . Ancak yeni bir hayata alışmak, yepyeni bir düzen kurmak ve yoğun bir iş temposuyla, sadece projeler uygulayıp bunları belgelemeye vakit olabiliyor. Bu süreçte elbette boş durmuyorum sadece oturup kelimeleri düzenlemek ile ilgili sıkıntılar yaşıyorum ... Bunun içinde anlayışınıza sığınıyorum... =)(=
Geçtiğimiz günlerde yurt genelinde bulunan müze ve örenyerleri bir çok devlet kurumumuz gibi özelleşti bilindiği üzre.. Bu özelleşme vesilesiyle tarihin yaşanmışlıkları, depoların tozlu raflarından çeşitli uyarlama ve replikalarla günümüzde hayat bulmakta . Çeşitli günlük kullanım eşyaları,kitap kurtlarına muazzam ayıraçlar, unutkanlara yada unutmak için bahanesi olanlara not defterleri, sınırsız  hediyelik  seçenekleri ,mücevherler  ve koleksyonerliğe atılacak en güzel adım diye nitelendirdiğim, çoğunluğu tanrıça ve arkeolojik buluntulardan meydana gelen bronz replikalar kesinlikle en az müze ve ören yerleri kadar detayla incelenmesi gereken güzellikler...
Ben de bu mağazaları sıkça ziyaret etttiğimden çok beğendiğim bu perşömen defteri aldım. Bilmeyenleriniz olabilir diye düşünerek biraz perşömenden bahsetmek istiyorum.
Perşömen;
 M.Ö.  2. Yüzyıl - M.S.  13. Yüzyıla tarihlenen yaklaşık 1500 yılı aşkın zaman yazı yazmak ve resim yapmak için kullanılan özel işlem görmüş hayvan derisinden yapılan, Bergama'dan dünyaya yayılmış bir nevi kağıt türevidir..Bu kağıt; geleneksel yöntemlerle, oğlak ve hayvansal derilerin işlenmesiyle uzun aşamalardan geçen ve elde işlenen bir malzeme.İnsanların çoğalmasıyla, teknolojinin gelişmesiyle,  kağıt yaygınlaştıkçada  perşömen ciltçilik ve önemli dökümanlar olmak üzere  gitgide kullanımı pek tercih edilmemektedir.Bu zincirleme vesileleriylede günümüzde bulunan bir çok geleneksel materyal gibi üretimi azalmakta ve üretilen miktar sınırlı olup çeşitli sanatsal çalışmalarda kullanılmaktadır.Günümüzde bu malzemeyi bizlere azınlık olarak da olsa ulaştıran ve emeği geçenlere sonsuz şükranlarımı iletiyorum...
Merak edenler için yapımı ve dahası için tık tık...



Gelelim benim perşömen defterime,  minik ve günlük kullanım için çok uygun. Tıpkı benim gibi de renkli  ve yaşanmışlıklara bağlı... Tek eksiğimiz biraz cilaydı onuda tamamlayınca noksansız oldu. Ben keyifle kullanıyorum , ola ki bir yerlerde azalmakta olan bu gelenekselliğe hayatınızda yer açmak isterseniz  mutlaka edinmenizi tavsiye ederim...
Süsleme için ben sadece bağlama iplerine defterle uyumlandırdığım renklerde metal ve cam boncuklar kullandım. Bu iş içinde çok basit birkaç düğüm işimi gördü.


Hayatı  daha keyiflendiren küçük dokunuşlardır...

Basit bir detay bir çok şeyi anında değiştirebiliyor,tıpkı hayat gibi...İçinde renk ve yaşanmış mutlulukların olacağı güzel anlar biriktirmek dileğiyle...   
                                                                                                 pek çok öptüm...      =)(=

2 Ağustos 2012 Perşembe

simli oje yapımı =)(=

merhabalar;
Farkındayım arayı uzatarak yazıyorum bloguma =( ,ancak bu günlerde hayatım 360 derece birden yön değiştirdi. İş dolayısıyla İzmir'den Antalya'ya taşındım.Yerleşmek, yeni bir şehre alışmak, keşfetmek derken bu günler epeyce yoğun ve sıcaklarında etkisiyle yorucu geçiyor.Ancak çok yakında yayımlanmayı bekleyen dökümanlarım ve uygulamalarım çokça, İzmir'de yaptığım ve koşturmacadan paylaşamadığım postlarım dolu dolu dopdolu, bu iyi bir haber =)(=
Atölye çalışmalarımıza ilgi gösteren ve bana yazan herkese kocaman sevgilerimi sunuyorum, bir nebzede olsa kimini okul yıllarına kimininde heveslenmesine sebep olmanın hoş mutluluğu içindeyim,aynı sevgi ve içtenlikle benimle fikirlerinizi paylaşmanızada çok sevindim...
Tesadüfi internette keşifteyken gözüme çarpan ve çok pratik bulduğum bir fikri paylaşmak istiyorum sizlerle. Özellikle son bir kaç yılda güzellik sektöründen sıyrılıp, kendine ciddi bir piyasa oluşturan oje ve buna ek tırnak tasarımı sektöründen bahsetmekteyim.Simli ojeler yada elimden gelip yapabileceğim işler için cebinde akrep olanlardanım, gururla.=))Karşımda uyguması bu denli basit bir proje çıkınca önce yapmadan sonra paylaşmadan edemedim=)) Yapılacaklar çok çok basit.
Malzemelerimiz çok az ve yapımı çok kolay bir alternatif. Şeffaf renkte oje pek kullanmadığım için, ben tırnak güçlendiricilerimi kullanarak; dore ve lame renkte denedim.Tırnaklarımız gücüne güç katarken ışıldamasının kime ne zararı var =)) Renkli ojedede aynı uygulamayı yapıcam ve onuda paylaşırım şekerler;))
Gelelim simli ojelerin yapımına;

İhtiyacımız olanlar;
* Şeffaf yada seçtiğiniz renkte tırnak cilası,
* İstediğiniz renkte toz sim,
* Kağıt / minik huni (külah yapılacak)

 Simi dökmekte kolaylık olsun diye,minik bir huniniz varsa onunla yoksa benim gibi kağıdı külah şekline getirerek kullanabilirsiniz.İstediğiniz renk ve irilikte simi ( 2 tip var piyasada ince taneli olan tercihim,siz isterseniz daha iri olanıda kullanabilirsiniz) ojeye  boşaltıyoruz, parıltının yoğunluğu zevke kalmış.
Dore,
 Lame,
 Her iki rengi bir kaç dk. çalkaladıktan sonra iyice homojenize olması sağlanır, veeeeeeeeeee tatatataaaaaaaaaammmmmmmm büyük marifetimiz =)))
Yoğun pigmentli ojeleri sevdiğimden simlerdede çokça bonkör davrandım, bu sizin keyfinize göre daha az parıltılıda olabilir. Kontrast renklerde veya aynı rekte alternatiflerlede yapılabilir, denemelerim devam edecek!!!Herkese Antalya'dan bu sıcak günlerde sıcacık sevgilerimle...
kaynak
pek çok öptüm =)(=

7 Haziran 2012 Perşembe

keyifli molalarımız =)

 Bunlarda ders aralarında ders kaçamaklarından kimi zaman yemekte, kimi zaman fırın peşinden koşarken yada baharın tadını çıkarıp güneşlenirken =)(= Her geçen gün eğlenirken yaşadığımız Belgem'den hoş kareler=))


http://belgemdeacarcicekler.blogspot.com/
pek çok öptüm =)(=